Kürtajı savunan Yeşil Dalga hareketi Latin Amerika’da yasaları nasıl değiştiriyor?

Anayasa Mahkemesi’nin bu hafta kürtaj konusunda karar vermesi beklenen Kolombiya, Latin Amerika ve Karayiplerde kürtajın yasallaştırıldığı beşinci ülke olabilir.

Fakat mahkemenin kürtajı Kolombiya ceza yasasından çıkarıp yasallaştırma konusunu ele almaya karar vermesi dahi Marea Verde (Yeşil bandanaların dalgalandırıldığı eylemler nedeniyle Yeşil Dalga hareketi adını aldı) hareketinin büyük zaferi sayılıyor.

Son on yıl içerisinde hareket kürtaj yasaklarının en katı şekilde uygulandığı Latin Amerika ve Karayipler ülkelerinde tarihi değişimlerin yolunu açmayı başardı.

Kolombiya’da neler oluyor?

2006 yılında Kolombiya’da kürtaj yasallaştı ama sadece tecavüz, ensest, ceninde ciddi genetik bozukluk ya da annenin yaşamı için doğumun tehlike teşkil etmesi hallerinde yapılmasına izin verildi.

Ancak geçen yıl kürtajın yasallaşması için mücadele yürüten 50’yi aşkın örgütü biraraya getiren Causa Justa (Haklı Dava) adlı grup, mevcut yasadaki sınırlamaların Anayasa’ya uygunluğunu sorgulayan bir başvuru ile mahkemeye gitti.

Grubun başvurusunda temel tezlerden bir tanesi, mevcut yasada kürtaj yaptırma hakkına sahip olan kadınların bile kürtaj yaptırmasının engellendiği idi.

Gerçekten de uluslararası bir bağımsız kuruluş olan Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü’nün (MSF) 2019 yılında yaptırdığı bir araştırmaya göre, mevcut yasaya göre kürtaj yaptırmaya hak kazanan 428 kadından 88’i, kürtaj yaptırmakta engellerle karşılaşmıştı.

Haklı Dava grubu ayrıca kürtaj yasaklarını çiğneme suçlamasıyla dava edilen kadınların sayısının 2006 yılından bu yana büyük hızla arttığını da ortaya çıkardı.

Sivil Toplum Kuruluşu, kürtajın yasak bir işlem haline getirilmesinin aynı zamanda merdiven altı muayenehanelerde kürtaj diye tabir edilen kaçak bir kürtaj sektörü yarattığına dikkat çekiyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın araştırması Kolombiya’da yapılan kürtajların tahminen sadece yüzde 10 kadarının sağlıklı koşullarda icra edildiğini de kaydediyor.

Doğumla İlgili Haklar Merkezi adlı sivil toplum örgütünün Latin Amerika ve Karayipler masası yöneticisi Catalina Martinez Coral “Bu tarihi hukuki adım Kolombiya’da kadınlar ve kız çocuklarının haksız baskılarla karşılaşmasına son verecek ve üretkenlikle ilgili sağlık hizmetlerine ulaşmalarını engelleyen kurallar ve önyargıları ortadan kaldıracaktır” dedi.

“Kürtaj yasağının kaldırılması kadın hakları açısından gerekli bir ilerleme ve Kolombiya’da güvenli bir şekilde kürtaj yapılabilmesi için hayati bir adımdır” diye ekledi.

Bütün bunların Yeşil Dalga hareketi ile ilgisi ne?

Kolombiya’daki Haklı Dava hareketinin kampanyasının rengi olarak yeşili seçmesi tesadüf değil. Arjantin’de kürtaj yasaklarına karşı çıkan gruplar da bu rengi kullanıyor.

2000’lerin başlarında Arjantinli kadınlar kürtajın yasallaşması için kampanya yürütmeye başladılar ve askeri diktatörlük döneminde kaçırılan yakınlarını arayan Plaza de Mayo Anneleri’nin (Kayıp Anneleri) başlarına bağladıkları beyaz örtülerden ilham aldılar.

Bu dünyaca ün kazanan insan hakları hareketine katılan kadınlar, Arjantin’de 1976’dan 1983 yılına kadar iktidarda olan askeri cunta döneminde siyasi görüşlerinden dolayı öldürülenlerin mezarını, onların kaçırılan çocuklarının akıbetini sordukları gösteriler sırasında başlarına yas işareti olarak beyaz bandanalar bağlıyorlardı.

Plaza de Mayo anneleri adıyla başlayan hareket yıllar içerisinde Plaza de Mayo büyükanneleri olarak devam etmişti.

Kürtaj hakkını savunan eylemciler de işte bu bandana fikrini aldılar ama rengini değiştirdiler.

2018 yılında Arjantin’de yayımlanan La Nacion gazetesine bir mülakat veren eylemci Miranda Gonzalez Martin, bazı renkler tarihi olarak bazı siyasi partilerle özdeşleştiği için verili renk yelpazesinde seçilebilecek tek rengin yeşil olduğunu söylemişti.

Martin “Mor feminizmin, kavuniçi Katolik kilisesinin rengi” diye örneklemiş ve “Bandanalar Arjantinli kadınlar için büyük anlamlarla yüklü ve çok görünür bir simge” demişti.

Şu ana kadar elde edilen kazanımlar neler?

Yeşil Dalga hareketi, Küba’nın Latin Amerika ve Karayiplerde kürtajı bütün kadınlar için serbest bırakan tek ülke olmasından neredeyse kırk yıl sonra başladı.

Hareketin ilk büyük başarısı 2012 yılında Uruguay’da hamileliğin ilk üç ayı boyunca bütün kadınlar için kürtajın yasallaştırılması oldu.

2007 yılından itibaren Meksika’daki eyaletlerden bir çoğu bu kuralı benimsedi.

Arjantin’de yasanın değişmesi için 2020 yılını beklemek gerekecekti. Geçen yıl Arjantin Kongresi hamileliğin 14. haftasına kadar kürtajı serbest bıraktı.

Şili’de kürtajı tümüyle yasaklayan düzenleme 2017 yılında kaldırıldı. Parlamento, hamileliğin 14. haftasına kadar kürtajı serbest bırakan bir yasayı görüşmeyi gündemine aldı, ancak tasarının yasalaşmadan önce uzun bir süreçten geçilmesi gerekiyor.

Bütün bu gelişmelere rağmen Doğumla İlgili Haklar Merkezi adlı kuruluş Latin Amerikalı kadınların yüzde 97’sinin kürtaja ciddi sınırlamalar getiren ülkelerde yaşadıklarını söylüyor.

Bu ülkeler arasında kıtanın en büyük nüfuslu ülkesi Brezilya da var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir